Ece, üçüncü sınıf öğrencisiydi. Bir gün okulda bilgisayar dersi vardı. Ekranın üzerinde parlak bir renk düğmesi belirdi.
Ece düğmeye bastı. Ekran dönmeye başladı. "İsim nedir?" diye bir ses duydu. Geri çekildi ve titredi.
Se tiên kapattı ve ödev sayfasını açtı. Ekranda bir tilki belirdi. "Oynamak ister misin?" diye güldü ve kayboldu.
Ece el kaldırdı. "Bayan Aylin, bir site bana soru sordu." Öğretmen yanına eğildi ve dedi ki: "Bazı siteler kapıda yabancı gibidir."
Ece öğretmeninin sözlerini düşündü. Parmaklarıyla masanın kenarını çizdi. Sonra başını salladı. Anlamıştı.
Ertesi gün bilgisayar dersinde başka bir pencere açıldı. "Adresini yaz, ödül kazan!" diye yazıyordu. Ece'nin parmağı fare üzerinde durdu.
Ece'ye baktı. Bayan Aylin uzaktan başıyla onayladı. Ece X'e tıkladı. Çıkıntı kayboldu ve huzurlu bir ses duyuldu.
Ece arkadaşına anlattı. "İsim, adres, numara — hiçbirini paylaşmıyorum!" Arkadaşı gülümsedi ve kendi ekranını açtı.
Erkek çocuğu dedi ki: "Benim şifrem köpeğimin doğum günü!" İkisi de güldü. Bilgisayar neşeli bir ses çıkardı.
Ece geriye yaslandı. Omuzları gevşedi. İnternette neler olursa olsun, artık ne yapacağını biliyordu.